Mertkan D. Yılmazer | Akustik

Tam olarak ne zamandı hatırlamıyorum. Bir anda, ki o an belki bir salise, belki koca bir asırdı; bir kapı açıldı sanki. Uzun yıllar sonra dönüp baktığımda yazdığım şarkıların, şarkıdan çok yara bantlarına benzediklerini fark ediyordum. Çevremdeki insanlarla paylaştıkça, "Niye hep ben?" diye isyan ettiren başımdan geçen olayların sadece bana özel olmadıklarını görüyordum. Şarkılarımla anlattığım hikayelerin aslında “bizim hikayemiz” olduğu gerçeğiyle yüzleşiyordum. Acılarım, kavgalarım, sevinçlerim artık sadece benim değildi. Önce dostlarla sohbette, sonrasında ise sahnede, paylaştıkça soyunuyor, soyundukça gereksiz yüklerimden kurtulup hafifliyordum. Çıplaklığın, incinmemek için kuşandığımız, o işe yaramaz zırhlardan, silahlardan ve süslerden çok daha etkili olduğunu keşfetmiştim. Sonrası malum. O gün bu gündür yoldayım. Dokunmak için çıktığım bu yolculuğun, hayatı boyunca dokunulmayı bekleyen insanlara "Sen kimin hayatına dokundun ki birisi senin hayatına dokunsun?" diye sorarak ilham vermesini diliyorum. 23 Mayıs akşamı gitarım ve akustik hikayelerimle, ”hikayemiz” ile Kaset Kadıköy'deyim. Dokunmak üzere...

Mertkan D. Yılmazer | Akustik