Flört / KadıköySahne

"Adressiz sokaklarda yitip gitmek isteriz. Aşktan başımız döner. Durmadan hızlanan yağmuru fark etmeyiz bile. Bir de bakarız ki, “iç çamaşırımıza kadar ıslanmışız”. Hiç umursamayız. Aşktan başımız döner. Belki karlı bir gündür. Saçlarımıza, omuzlarımıza yıldız tozu bir kar yağar. Biz onu da fark etmeyiz. Aşktan başımız döner. Belki güneşli, pırıl pırıl bir gündür. Masmavi bir gökyüzünde bembeyaz, minicik bir kelebek uçup durmaktadır. Kelebeği fark ederiz işte. Yağmuru, rüzgarı, karı fark edemeyiz ama kelebeği görüveririz hemen. Çünkü aşktan başımız dönmektedir ve aşk ile kelebek arasında önemli bir bağlantı bulunduğunu içten içe sezinlemekteyizdir. Sonra aşkın acıları başlar. Gururumuz yerin dibine yuvarlanır. Üzülürüz. Yine de vazgeçmeyiz aşktan. “Olsun, Gittiği Yere Kadar” diye mırıldanırız. Bir yandan da “Aşk Böyleymiş Meğer” diye şarkılar söyleriz.Ve ilk kez anlarız ki, “aşk, bir kelebek ömrü gibidir, kısacık ama dibine kadar yaşanan”… İnsanız. Elbette hata yaparız. Önemli olan, yaptığımız hatayı anlamaktır. Anlarız. Yüreğimizin ta içinden “Özür Dilerim” deriz. “Nasıl Üzmüşüm Seni, Nasıl Kalbini Kırmışım Senin” diye ağlamaklı oluruz. Hayat Yaşamaya Değer. Bir Kez olsun Tut Elimi” diye yalvarırız.Özrümüz kabul edilir. Gelir. Tüm gemileri yakarak gelir. Gecesefaları açmış ve ay doğmuştur. Ayışığından evlere girilememektedir. “Hoş Geldin” deriz. “Aramıza Sen de Hoş Geldin”… Müziğimizle 'flört' etmeye başlamadıysanız çok şey kaybediyorsunuz."

Flört / KadıköySahne